Cumartesi, Mart 07, 2009
taziye
hırçın yanınızı seviyorum, çocuk yanınızı.. ama hizaya getirdiyse sizi de hayat ve bu mutsuzluğunuzda -kırgınlık mı demeliydim yoksa?- pay sahibiysem ben.. kısaca istemeden vesile olduysam affola. bir ömür gözünüzün önünde duracak teselli ödülü olmaktan korkar, yaradana sığınırım..
 
posted by lucy at 2:49 AM | Permalink | 1 comments
Salı, Ekim 21, 2008
şuara
''o şairler, her yöne meylederler ve boş şeylere dalarlar.
gerçekten onlar, şiirlerinde yapamayacakları şeyleri söylerler..

onların her vadide şaşkın şaşkın dolaştıklarını ve gerçekte yapmadıkları şeyleri söylediklerini görmedin mi?''
 
posted by lucy at 11:20 AM | Permalink | 0 comments
Pazar, Haziran 22, 2008
hazırlan
''seni öpmeye geliyorum alnından
yakana bir papatya tak!
..

seni öpmeye geliyorum alnından
omzuna bir kaleşnikof tak!''
küçük iskender

 
posted by lucy at 12:51 AM | Permalink | 0 comments
Pazar, Haziran 15, 2008
terliksiz kadınlar balosu
yaşamanın bu türlüsünü en güzel belledik,
çıplak topuklarımız üşümüş ya aldırmayın
bir ayna verin saçlarımıza bakalım,
çocuklarımızı kurdalelerle süsleyelim,
pembe yanaklarını kokulu sabunlarla ovalım,
oramı öp oramı biraz daha sevmeliyim artık
gel birlikte aradığımız şeyleri bulalım.
turgut uyar


Life is real - Ayo
 
posted by lucy at 2:41 AM | Permalink | 0 comments
Cuma, Haziran 13, 2008
''sana söyleyeceğim sözler.. onları biliyorsun ama ne önemi var.. gece gelecek yel değirmenlerinden başka bir şey kalmayacak havada..''*


(*lale müldür-buhurumeryem)

Etiketler:

 
posted by lucy at 2:25 PM | Permalink | 0 comments
Pazar, Haziran 08, 2008
''helpless''
seni sevmeye karar verdiğimde aylardan marttı- ahhh aman efendim öyle hemen dudak bükme! elbette sevmeye de karar verilir, bir yerden sonra göze alabilmektir esas olan -. oysa sen hala ocak sanıyordun. kışın geçip gitmeyişi her gün daha da can sıkıcı hale gelen bir inadı yineleyişi de cabasıydı . savaşmaktan söz ettiğinde kastettiğinin birlikte verilecek bir mücadele sözü mü yoksa bir tür iktidar kavgasına dönüşecek ilişme biçimi mi olduğu konusunda kuşkular üşüşüverdi başıma. öyle ya bunca zahmete niçin katlanırdı insan?her söylediğinin ucu asta üste hatta kast'a varacak diye kuşkulara kapıldım. ahh ben abartmanın ustasıydım ve kalbim kırılmaya fırsat kollar gibiydi, sen değildin ki beni korkutan! bu her şeyleri vesile bilen kırılgan haldendi her daim susuşum. büyük sözler edip altında kalmamıştım hiç, bundandı bu inadı yineleyişim . bunca uzaklık varken susmak büyük lükstü oysa..

Etiketler:

 
posted by lucy at 10:20 AM | Permalink | 3 comments
Cumartesi, Haziran 07, 2008
sunday
 
posted by lucy at 12:40 PM | Permalink | 0 comments